Kyahahaha ben sana edazede ordumdan bahsetmiştim ama! Yapcak bişey yok Godless Turtle'm ne de olsa :D
Komachi cosplayinin muhabbeti yapmışız lan cosplay yapmayalı asır oldu sanki :( Yine peruklar alsam kostümler diksem strafordan silahlar yapsam ahh ah. Ne planlarım vardı üstelik storyboardlar bilem duruyo
Vay anasını adam kuul tabi uzun süreli ikna kabiliyeti var :D ne canlar yakmışısındır sen :D
Tabiiy ki hemen küçük şehirde yaşamanın avantajlarını anlatıp sana feyz dağıtıyım :D şimdik abi küçük şehirlerde yaşayınca herkes herkesi tanıyor, sıcak aile ortamı oluyor, hırsızlık uğursuzluk olayı daha az oluyor, ondan sonracığıma yalnızlık çekmiyosun pek, biri hakkında bilgi edinmek, stalkerlık yapmak daha kolay oluyo, çünkü küçük şehir! her yere takip edebilirsin, kime sorsan tanırlar, çok rahat bilgi edinirsin.Huzurludur, sessiz-sakindir, havası güzeldir. I lev ye küçük şehir işte lan nesini sevmiyon :D
Raporum var benim. Paranoyağım biliyosun yapcak bişey o konuda :D Ama genelde hiçbir konuda durduk yere paranoyaya bağlamam, hepsinin haklı sebebi vardır ve şöyle söyliyim bu güne kadar ürettiğim teoriler içinde, doğru olmadığı kesin olarak kanıtlanabilen 1 ya da 2 tane var. Bazen insanlar doğru olduğu halde inkar ederler, imajları bozulmasın insanların onlar hakkındaki görüşleri değişmesin diye. Sanki beni kandırabileceklermiş gibi -bkz 140 iq+tescilli güzin abla+insan psikolojisi konusunda kendi kendine master yapabilecek kadar çok psikolog tanıyan insan- Küçük yalanlarına inanmış gibi davransamda aslında içten içe hala daha o paranoya dediklerimizin gerçek olma ihtimaline sıkı sıkıya tutunuyor oluyorum. Çünkü hislerim beni hiç yarıyolda bırakmadı bu güne kadar, insanların aksine.
Dediğim gibi bu konuların hepsini konuştuk yani muhtemelen anlattıklarımı çoktan biliyorsun ama sen kaşındın :D Aslına bakarsan sosyal ve asosyal olma konusuna aynı yaklaşımda değilim, çünkü bu konuda herhangi bi yaklaşımım yok. Hayatım boyunca sosyal olmak için özel çaba sarfettiğim, ortamlara girip muhabbet açmaya çalıştığım, çevre edinmeye çabaladığım tek bir an bile hatırlamıyorum desem yeridir. Buna rağmen istemeyeceğim kadar çok arkadaşım var. Çünkü illaki bana gelen oluyor. Artık kişiliğimden midir, tipimden midir, yoksa hobilerimden midir bilmiyorum bi şekilde insanlara arkadaş olunası biri olarak gözüküyorum sanırım. Mesela sene başında ilk derse geç kalmıştım. Anlattıklarına göre daha o andan beni arkadaş olarak gözüne kestiren varmış :D Kimseyi aramaya zahmet etmen çünkü illaki arayan birileri çıkar. Çıkmazsa da yapçak bişey bulurum. Evde yalnız oturmayı seviyorum, hatta sırf evde oturabilmek için kaç defa insan ektiğimi hayal bile edemezsin. Malum her halta yeteneğim var, bir sürü de hobim, bilgim , zevkim var. Tek başımayken gayet başımın çaresine bakabiliyorum. :D Aslında bu da beni vazgeçilmez kılan şeylerden biri sanırım. Beni önemsiyorlar çünkü onlara ihtiyacım yok. Yani onlara ilgi göstermemin iyi davranmamın altında hiçbir çıkarım yok. İyi davranıyorum çünkü iyi biriyim ve onları gerçek anlamda seviyorum/önemsiyorum.
Bu arada gintamayı bitirdiğimi söylemiş miydim? Enchousen'i takip ediyorum haftalık olarak işte. Günceli yakaladım sonunda :D Beelzebub ve Ao no Exorcist hala daha on holdda bu arada ve ikisine de devam etme konusunda en ufak bi isteğe sahip değilim :D Belki bi ara, yazın falan bi ilham gelir :D Yeni sezon baya iyi bu arada bilmem takip ediyo musun :D Bu sezon baya aştım abi ben :D Zaten bişeyler izlemenin hayal gücünü geliştirme açısından baya işe yaradığını farkettiğimden beri anime, dizi, manga, film, kitap ne bulduysam abanıyorum :D
Shinsekai Yori , Psycho-Pass ve Zetsuen no Tempest özellikle bu sezonki favorilerim onun dışında K, Suki-tte ii na yo, Magi, Little Busters , Litchi de Hikari Club, Btooom! ve Chuunibyou demo Koi ga Shitai'a başladım.
Shinsekai Yori mükkemmel bişey. Bugüne kadar izlediğim en orjinal senaryolardan biri diyebilirim öncelikle hikayesi için. Bi çesit ütopik bi ortamda geçiyor ama klasik fütüristik yorumlardan tamamen farklı bir dünya oluşturulmuş. Mekan tasarımları harikulade. Kurgu, işleyiş, gizemin hikayeye yedirilişi falan inanılmaz başarılı. Şiddetle tavsiye ediyorum :D
Psycho-Pass de yine fütüristik. 2080-90 gibi bi tarihte geçiyo sanırım. Tabi Shinsekai Yori'ye göre daha realistik bi gelecek tasarlanmış. Tamamen makineleşmiş bi ortam, tek bi tuşa basarak üstünü değiştirmek, yemeğini hazırlanmak, odanın dekorunu değiştirmek vs. mümkün. Herkeste kişisel psycho-pass diye bir olay var. Her şeyin o makinenin, dolayısıyla yönetimin kontrolü altında. Ruh halindeki en ufak şiddete başvurma yöneliminde bi değişim olduğu anda seni bulup gerekli merciilere terapiye falan yönlendiriyorlar. Tehlike sınırını geçince zaten direk gümlüyosun falan filan bunu anlatıyor. Bunu da oldukça beğendim.
Zetsuen no Tempest daha bi gerçeküstü :D Büyünün vs. olduğu bi ortam var. Şiirsel bi havası var ünlü yazalardan çeşitli alıntılar geçiyor anime içerisinde bol mikarda. Müzikleri karakterleri falan gayet sevilesi.
K de fütüristik sdfs olm bu anime yapımcıları da bi çıkış buldularmı hepsi birden o konunun ekmeğini yiyor cidden. K'de ilginç bi şekilde kırmızı tonu çok az miktarda kullanılmış ve bu çok irrite edici bi özellik. Herkes çok beğeniyor bu animeyi ama sırf bu özellik yüzünden favorilerime almadım. Ama onun dışında bunun da konusu karakterleri falan güzel.
Suki-tte ii na yo shoujo. İzlenimi kolay, kafa yormuyo, karakterlere kolayca empati kurabiliyosun, sürükleyici , şimdi nolcak dedirtiyo ama sonuçta klasik shoujo.
Magi küçüklükten aşina olduğumuz alaaddin hikayesinin varyasyonlarından. ali baba falan bildiğimiz isimler hep sdfs Hevesle takip ediyorum diyemem ama güzel bi uyarlama olmuş diyebiliriz. Ayrıca birçok yeni özellik ilgi çekici olaylar falan eklemişler izletiyor kendine.
Little Busters Visual Novel uyarlaması. Tıpkı tüm Fate serileri, Tsukihime , Clannad, Umineko vs. gibi. Sadece VN'i olduğu zamanlardan biliyodum ve vn okumaya acayip merak sardığım zamanlar okuma listeme almıştım. Animesine de sırf o yüzden başladım diyebilirim. Biraz Ano hi mita hana no namae wo bokutachi wa mada shiranai havası var.
Litchi de Hikari Klöb benim belki de bu güne kadar okuduğum en iyi mangalardan sayılabilecek olan Litchi Hikari Club dan uyarlama 3-4 dakikalık komedi serisi. Mangayı okumayan biri için hiçbirşey ifade etmeyeceği gibi okuyan ve de tapan benim gibi insanlar bile o şeyin o mükemmel mangaya bi hakaret olduğunu düşünüyor.Tabi ben otakusu olduğum için beğendim ama ona uyarlama denmesini kabul etmem tabi :D
Mawaru sormuşsun hemen yanıtlıyım -çoh hızlıyım ya kahretsin- mawaru absürd bi anime ama aynı zamanda çok sevimli çok güzel de bi anime :D Hani baştan sona saçma sapan ve çocuk işi gibi gözüken ama düşünüldüğünde kendine has bi mantığı ve oldukça derin sayılabilecek bi felsefesi olduğunu ve birçok şeyi sorgulattığını farkediyorsun. Ben şahsen çok severim. Tabi çevirisi bitmediğinden ingilizce izlemeye de üşendiğimden hala daha bitirebilmiş değilim o ayrı bi mesele :D
Ehe ben hala yüzüklerin efendisi okumadım :3
Bunun geyiğini yaptık :D Ben sana Game of Thrones izle derken senin de bana game of thrones izle demiş olman çok ironik olmuştu dsfd Kitaplarını okuyorum bu arada game of thrones'un. Geçen 2'yi bitirdim. 3'e başlıyorum en yakın zamanda ve kitaplar cidden çok iyi lan. Ama dizide de acayip iyi uyarlamışlar şimdi haklarını yememek gerek. Abi Leyla ile Mecnun deyip duruyosun da valla okulda da çok muhabbeti döndü onun. Bizim hocalar türk dizileriyle çok acayip dalga geçiyolar. leyla ile mecnun ve behzat ç belki bi adım daha öndedir ama hiçbir şekilde ciddi anlamda kaliteli sayılabilecek hedefiniz olabilecek seviyede değildir dediler. Söyliyim :D
Sen sözde Dexter'a başlıyomuşun daha o zamanlar. Dexter bitiyo sende hala ses seda yok :D Bu sezon efsanevi gidiyo bu arada.
Oyun oynıcakmışız biz senle sözde, touhou, osu falan yalan olmuş onlar da hep :D Hoş ben hikaye odaklı 2 boyutlu rpg-maker oyunları hariç oyuna zaman bulamıyorum ne zamandır ya... Düşünüyorum da bundan 2-3 yıl önce sabahlara kadar mmorpg kasardım kalmadı hiç o heves. Vakit kaybı gibi geliyor, çok yazık.
American futbolu hayallerine kavuştun mu bari kayseride? :D
Üniversitenin siftahını yaparak ilk dersimden kalmış bulunuyorum bu arada dsfdcf Yetenek var, nasıl olsa yaparım diye seçmeli ders olarak grafik tasarımcıların ana dersini seçmiştim. Onda da yetenek sınavıyla girenlerin dersine giriliyomuş :D Hoca da nası olsa bunlar yetenekle geldi diyip tempoda sınır tanımıyodu. Sınıfta sürekli bi rekabet, aralıksız 4 saat resim çizmeler, mükemmel düzgün olana kadar silip baştan çizdirmeler, daha ilk haftadan sabahlara kadar bitmeyen ödevler vermeler falan. Ben de kendi bölümüm değil ya, sallamıyodum tabi. Gizemli kuul kız havaları canım isteyince derse gidiyorum falan. İşte bugün yine sabahtan çağdaş sinema tartışmaları dersi vardı. Okulumuzun güzide sinemasında blow-up adlı sanat filmini izledik. Sonra kafa patlattık,beyin fırtınası, tartışma-inceleme falan. Dedim bundan sonra hiç desen çekilmez, ders bitti öğle arasında arazi oldum. Sonra desen hocası aradı "devamsızlıktan kaldın seneye görüşürüz" dedi, bütün havam imajım yerle bir oldu tabi dgsf
Var ya en son ne zaman Girugamesh dinlediğimi hatırlamıyorum bile. Sanırım ipodum kaybolmadan önceydi. Evin içinde kaybettim de kendisini biraz :( Ufacık bişeydi ipod nano 6. nesil. Ama çok işime yarıyodu, bütün şarkılarım ordaydı. Gerçi arşivin yedeği pcde vardı, ayrıca iphone da işlev olarak ipodun yerini tutuyo ama geçmişimiz vardı onla. Ne olaylar atlatmıştık biz, en zor zamanlarımda hep beni koruyup kollayan, kolum kanadım oydu. Çok üzülüyom tufan çok :'( Heh neyse girugamesh diyodum. Kahvaltıda tanrı yiyen safir gül bhelliom belasını veresice girugamesh, tarzını popumsu cıstaklı mıstaklı cıvık, sevdiğimiz karanlık-depresif girugamesh tarzından uzak bişeye dönüştürdüğü günden beri çok gözümden düştüler. O zamandan sonra çıkardıkları hiçbi albümü indirmedim. Inochi no ki şarkısını beğenmiştim bi tek. Gerçi ben de tarz değiştirdim son zamanlarda. Indie-Alternative ağırlıklı takılıyorum şu ara. Ama beni biliyosun güzel olanı kaliteli olanı her türlü dinlerim :D Ve bu girugamesh hiç hoşuma gitmiyor. Keşke 13's Reborn, olmadı Girugamesh albümü zamanlardındaki tarzlarına dönseler tekrar. 13's Reborn ne kadar perfect bi albümse en sonki go da o kadar rezil. Hoş gazettenin gidişini de pek sevmiyorum. NIL mesela süper albümdü DIM da gayet iyiydi ama son albümü beğenemedim bi.
Aylarca başımın etini yedin son uzun komıntıma cevap vermedin diye, işte al sana uzun komınt :D Komınt yazmak çok yorucu lan. Ama bi rahatlama bi nostalji falan da olmadı değil :D heeh profilini de kapladım çok iyi oldu çok güzel iyi oldu.
Sms'im bitti bu arada ama biriki gün içinde yine yapıcam :D
*tehdit tehdit tehdit*

Sallamamazlık yap bakalım bi daha, aylarca selam dahi vermeye üşenmeye kalkış bi daha bak neler oluyo. Valla istersen yap ama sonuçlarını sen katlanırsın :D bu defa her türlü senaryoya hazırlıklığımı yaptım ona göre

*tehdit tehdit tehdit*